1. HABERLER

  2. GÜNDEM
  3. Kahta'ya Dizayn Vermek Bu Kadar Zor mu.?

Kahta'ya Dizayn Vermek Bu Kadar Zor mu.?

..

A+A-
Kahta'ya Dizayn Vermek Bu Kadar Zor mu.?

Bazen düşünüyorum da, Kahta’ya biraz dizayn vermek bu kadar mı zor.?
Hani yanlış anlaşılmasın, sözünü ettiğim “siyasi dizayn” değil.
Zamanında yapılanla şimdi yapılacak olan arasında öyle aman aman fark yok. Oysa şimdi teknoloji var, imkan var, Yeter ki niyet olsun yeter. Kahta güzel bir planlamayla bambaşka bir görünüme kavuşabilir.

Bir düşünelim mesela.
Eskiden marangozlar sitesi mi vardı.? Yoktu ama yaptılar oldu. Şimdi o eski alan öylece atık durumda duruyor. Orası çok güzel bir Kuyumcular Sitesi olabilir. Hem esnaf toplanır hem şehir düzen kazanır.
Bir de şu otogar var. Eskiden otogar mı vardı.? Yoktu yaptılar. Ama şimdi tam şehrin ortasında kaldı. Trafik sıkışıyor görüntü kötü. Onun yerine çok güzel bir ilçe meydanı yapılabilir otogarı da Kahta’nın kuzeyine taşırsa ilçe rahatlar.

Ahmet Aydın Caddesi’ni biliyorsunuz eski kaymakamlığın olduğu cadde yaklaşık alan 70-80 dönümlük alan. Hepsi kamu kurumlarına verilmiş. Ama akşam olunca orası hayalet gibi, kimse yok.
Neden o alan sosyal yaşam merkezi olmasın.? Kafeler, yürüyüş yolları, etkinlik alanları olsa fena mı olur.? ilçe canlanır.

Bir de şehrin göbeğindeki Orman Dairesi var. Vatandaşın işi düşüyor mu.? Çok nadir. O kurum neden merkezin dışında bir yere taşınmasın.? Belediyenin vereceği bir alanla takas ve ya becağış yapılsa fena mı olur.?

1 Nolu Sağlık Ocağı ve o ucube gibi duran eski diş hastanesi var.
Yıkın gitsin. Yeniden, modern bir sağlık kompleksi yapılsa altı otopark yapılsa fena mı olur.? Hem görüntü güzelleşir hem alan kazanılır. Şehrin ortasında öyle binalar yakışmıyor Kahta’ya.

Bir de hükümet binasının etrafındaki yüksek duvarlar var ya.
Onlar da kalkmalı. O alan halka açılmalı, oturma bankları yerleştirilmeli.
Yavuz Selim Mahallesi’ne gelirsek. Oradaki briketçiler, yani beton santralleri artık yerleşim alanlarının ortasında kaldı. TOKİ’de oturan insanlar makinelerin gürültüsünden, tozundan bıkmış durumda.
O santraller şehrin dışına taşınmalı. İnsanların yaşam kalitesi bundan önemli değil mi.?

Ama işte.
Ne zaman böyle fikirleri dile getirsek, hemen biri çıkar “Hasan, sen niye bu kadar kafa yoruyorsun böyle gelmiş böyle gider” der.

He loo Böyle gelmiş böyle gider

Hasan Kaya: Köşe yazısı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.