Başkan ASLAN: “Siyaset Kişisel Hesaplaşma Yeri Değildir”
Ak Yol Derneği Başkanı ve siyasetçi Yusuf Aslan, siyasette kişisel hesaplaşmaların ve makam mücadelelerinin bir kenara bırakılması gerektiğini belirterek, “Halk kavga değil; hizmet, adalet, samimiyet ve çözüm istiyor. Memleketin kaderi birkaç kişinin iki dudağının arasına mahkûm olmamalı” dedi..

Ak Yol Derneği Başkanı ve siyasetçi Yusuf Aslan, siyasette kişisel çekişmeler yerine halkın sorunlarına ve memleketin geleceğine odaklanılması gerektiğini belirterek dikkat çeken bir çağrıda bulundu.
“Bazen insan düşünüyor: Bu memleketin kaderi neden birkaç kişinin iki dudağının arasından çıkacak söze bağlı kalıyor?” diyen Aslan, seçim dönemlerinde halkın hatırlandığını, ancak seçimlerin ardından vatandaşın sorunlarının ve taleplerinin yeterince gündeme alınmadığını ifade etti.
Aslan, halkın beklentisinin sanıldığı kadar büyük olmadığını belirterek, “Bugün halkın en büyük beklentisi; dinlenmek, anlaşılmak ve değer görmek. Esnaf geçim derdinde, gençler gelecek kaygısında, emekli ay sonunu düşünüyor, işsiz vatandaş iş arıyor. Mahallelerin ve köylerin sorunları yıllardır konuşuluyor” dedi.
Siyasette yaşanan kişisel mücadelelere de tepki gösteren Aslan, “Birinin koltuğunu nasıl kaybettirebiliriz, diğerinin önünü nasıl kesebiliriz, kim kimin yanında, kim kime karşı diye uğraşılırken halk nerede?” diye sordu.
“Halkın suçu size güvenmek mi, sandığa gidip size yetki vermek mi?” diyen Aslan, vatandaşın siyasetçilerden kavga ve dedikodu değil, hizmet beklediğini söyledi.
Makamların kalıcı olmadığını vurgulayan Aslan, “Belediye başkanlıkları, milletvekillikleri, teşkilat görevleri ve yöneticilikler bir gün biter. Geriye insanların gönlünde bıraktığınız iz kalır. Bu nedenle seçilmişler ve yöneticiler birbirleriyle uğraşmak yerine halkın arasına dönmelidir” ifadelerini kullandı.
Aslan, siyasette harcanan enerjinin kişisel hesaplaşmalara değil, memleketin sorunlarının çözümüne ayrılması gerektiğini belirterek, “Birbirinizin açığını aramak yerine bu memleketin eksiklerini arayın. Birbirinizin önünü kesmeye çalışmak yerine gençlerin önünü açın” dedi.
“Siyaset, kişisel hesaplaşmaların değil, millete hizmet etmenin yolu olmalıdır” diyen Aslan, halkın temel beklentilerini ise şöyle sıraladı:
“Halk sizden kavga istemiyor. Halk sizden dedikodu istemiyor. Halk sizden makam mücadelesi istemiyor. Halk; hizmet, adalet, samimiyet ve çözüm istiyor.”
Vatandaşın günlük yaşamda karşı karşıya kaldığı sorunlara da dikkat çeken Aslan, bir annenin çocuğunun geleceğini, bir babanın evine ekmek götürmeyi, bir gencin ise geleceğini düşündüğünü belirtti. Esnafın siftah, çiftçinin ise emeğinin karşılığını alma mücadelesi verdiğini ifade etti.
Aslan, yöneticilere “Biz bu makamları neden istedik? Millete hizmet etmek için mi, birbirimizle mücadele etmek için mi?” sorusunu yönelterek, memleketin kaybedecek zamanının olmadığını söyledi.
Halkın sadece seçim dönemlerinde hatırlanmaması gerektiğini vurgulayan Aslan, “Düğününde, cenazesinde, iyi gününde fotoğraf çektirmek yetmez. Zor gününde de yanında olun. Kapınıza gelen vatandaşı dinleyin. Size ulaşamayanın ayağına siz gidin. Çünkü gerçek yöneticilik makam odasında değil, halkın arasında belli olur” diye konuştu.
Aslan, çağrısını şu sözlerle sürdürdü:
“Birbirinizle değil, memleketin sorunlarıyla mücadele edin. Kimin daha güçlü olduğunu değil, kimin daha fazla hizmet ettiğini konuşalım. Kimin kimi saf dışı bıraktığını değil, hangi gencimize iş kapısı açıldığını konuşalım. Kimin arkasından ne söylendiğini değil, hangi mahallenin, hangi köyün ve hangi esnafın sorununun çözüldüğünü konuşalım.”
“Bu memleket hepimizin” diyen Aslan, görevde bulunanların bir gün makamlarından ayrılacağını, ancak halkın bu topraklarda yaşamaya devam edeceğini belirtti.
Halkın sabrının ve umudunun sınırsız olmadığını ifade eden Aslan, “Halk size güvenerek görev verdi. O güveni boşa çıkarmayın” çağrısında bulundu.
Aslan, açıklamasının sonunda ise “Umuda yolculuğumuz devam ediyor. Biz hâlâ bu memleketin değişebileceğine, insanların birbirini ötekileştirmeden aynı masa etrafında oturabileceğine ve makamların yeniden hizmet makamı olabileceğine inanıyoruz” dedi.
“Memleketin gerçek sahibi halktır. Söz de halkın olmalı, karar da halk için alınmalı, hizmet de halka yapılmalıdır” diyen Aslan, çağrısını şu sözlerle tamamladı:
“Gelin artık birbirimizin kuyusunu değil, bu memleketin geleceğini kazalım. Çünkü kaybedersek bir kişi, bir parti veya bir makam kaybetmeyecek. Kahta kaybedecek, halk kaybedecek, çocuklarımızın geleceği kaybedecek. Bizim derdimiz kişi değil, memlekettir. Bizim mücadelemiz makam değil, hizmet mücadelesidir. Bizim yolumuz ise halkla birlikte umuda yolculuktur.”
HABERE YORUM KAT